AVUKAT ABDÜLKADİR KAMA (1) NOLU TEKZİP METNİ

 

 www.ihbaretmeli.com; www.ihbargazetesi.com” ve“www.advisingnews.com internet sitelerinizde yazmış olduğunuz yazılar ve yapmış olduğunuz haberlerle gerçeğe aykırı beyan ve ifadelerde bulunarak, Müvekkilin kişilik haklarına, mesleki itibarına, mesleğini kanunlar ve kurallar çerçevesinde icra etmesine, çalışma özgürlüğüne, saldırıda bulunularak, şahsına hukuka aykırı bir şekilde hakaret ve iftirada bulunulmuştur.

 

Müvekkilin “Hukuken zamanaşımına uğramış borçları, icra takibi yapılamayan alacakları için vatandaşa SMS yoluyla gelen OTS ve HİZMET bilgileriyle www.kamahukuk.com adresine giren vatandaşın siteye girdiği anda OTS NUMARANIZI GİRİNİZ, HİZMET NUMARANIZI GİRİNİZ bölümleriyle karşılaştığı, bu numaraları ve güvenlik kodunu girip sorgulama butonuna tıkladığı anda KAMA HUKUK sitesine IP adresini bildirmiş olduğu ve adresinin tespit edildiği, devamında açılan panelde bu kez sistemin kimlik numarası ile cep telefonu numarasını istediği, vatandaşın T.C kimlik numarasını yazdığı anda tüm iletişim bilgilerine ulaşılma fırsatını Av. Abdulkadir Kama’nın ekibine vermiş olduğu, İCRA TAKİBİ BİLGİLENDİRME İHBAR ve İHTARIDIR başlıklı vatandaşı korkutucu yazı gönderdiği ve HACİZ BASKISI İLE TEHDİT ETTİĞİ bu yazıların hiçbir bağlayıcılığının olmadığı, vatandaşların borçlarını peşin olarak ödemeleri aksi halde %900’e varan oranlarda faiz ve icra yiyeceklerinden bahsedildiği, üzerinde icra dairesinin dosya numarası olmayan yazıların hiçbir hüküm taşımadığı KAMA HUKUK BÜROSU ve Avukat Abdülkadir Kama’nın vatandaşı tuzağa çektiğinden” bahsedilmiştir.

 

Müvekkilin takibinde olan alacaklar zamanaşımına uğramamıştır. Müvekkilin takip ettiği alacakların tamamı sözleşmeden kaynaklanan alacaklardır ve Borçlar Kanunu 125. Maddeye göre zamanaşımı sözleşmeden kaynaklanan borçlarda 10 yıldır, bu süre icraî faaliyetler ile kesilir ve 10 yıllık süre ilk baştan başlar. Ayrıca zamanaşımına uğramış bir borcun takip edilmesi için hiçbir yasal engel yoktur. Öte yandan bu usûlî prosedür alacaklının alacağını almak için vereceği hukuki mücadeleye engel olmaz, yani bir alacak zamanaşımına uğramış olsa dahi icra takibine konulabilir ve dava açılabilir; alacağın zamanaşımına uğraması icra takibi veya dava açılmasına engel teşkil etmez. Müvekkilin TÜRK TELEKOM tarafından görevlendirildiği alacak ve takiplerinin neredeyse tamamı 2003 yılından sonraya ait olduğu ve icra takibi yapıldığı içindir ki, hiçbir işlem yapılmamış olsa bile henüz 10 yıllık işlem süresi dolmadığı gibi, her yıl dosyalarda işlem yapılması nedeniyle 100 yıl geçse dahi alacakların zamanaşımına uğramayacağı ve bu nedenle Davalıların zamanaşımına uğramış borçlarla ilgili olarak vatandaşlara SMS gönderip vatandaşın huzur ve sükûnunu bozuyor iddiası, gerçek dışıdır.

 

Müvekkilin Takibinde olan tüm dosyalarda icra takibi yapılmıştır. Davalıların müvekkilimi icra takibi yapamadan vatandaşlara SMS gönderip vatandaşın huzur ve sükûnunu bozuyor iddiası da dosyalarla ilgili icra takiplerinin 10 yıllık süre içerisinde yapılmış olması nedeniyle gerçek dışıdır.

 

Müvekkilin, bir Avukat olarak; noterden İHTARNAME, İcra Dairesinden Ödeme Emri,  yine İcra Dairesinden “Borç Ödeme Muhtırası” gönderme yetkisi olduğu, yine İcra Dairesinden borçlu hakkında yaşadığı yerde menkul (EV) haczi, Adına kayıtlı gayrimenkulüne TAPU Haczi, Adına kayıtlı araçlarına TRAFİK Haczi, Çalıştığı işyerindeki alacağı ücrete MAAŞ Haczi ve Bankalar dâhil üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına İİK m. 89/1 Alacak Haczi Uygulama Yetkilerini kullanması halinde borçlunun bütün sosyal, aile ve iş düzeni bozulacakken, bu yaptırımları uygulamaktan “Sosyal Avukatlık” ve “Koruyucu Avukatlık” anlayışının bir sonucu olarak, son noktaya kadar imtina ederek bu işlemler ve bu işlemlerin parasal borç artışları ve diğer yıkıcı etkilerinden borçluları koruyacak şekilde borçluları, karşı karşıya kalacakları hukuki süreçleri hatırlatıcı SMS ve/veya UYARI MEKTUBU göndererek uyarmayı Huzur ve Sükûnu Bozucu Suç olarak nitelendirmek mümkün değildir kaldı ki bu şekilde hatırlatma ve ihtar, tüm avukatlarca, mahkemelerce, bankalar, alış-veriş yerleri ve GSM şirketlerince de yaygın olarak yapılmaktadır.

 

Davalıların, müvekkilimi, borç sorgulaması yapan borçluların IP ADRESLERİNİ bildirmiş olacağı iddiası, bu uygulamanın internet servis sağlayıcısından kaynaklanması ve sadece Müvekkilin değil bütün internet sayfalarının ziyaretinde, ziyaret edenin, ziyaret ettiği siteye tıpkı nüfus cüzdanının gösterilmesi gibi IP Adresini internet güvenliği nedeniyle bırakmasından kaynaklandığı, bunun Davalıların iddia ettiği gibi, vatandaşa müvekkilim tarafından kurulan bir tuzak olmaması nedeniyle, gerçek dışıdır.

 

Davalıların, müvekkilime, TC Kimlik numarasıyla, GSM numarasını yazarak sorgulama yapan borçlunun tüm kimlik bilgilerini verdiği iddiası da, esasen abonelik sözleşmesinde borçluların TC kimlik numarasının olması borçlunun internet üzerinden borç sorgulaması yapmasının zorunlu olmadığı, isteyenin telefonla da borcunu öğrenebilmesinin mümkün olması, hatta Alacaklı Şirket ve İcra Dairesinden de borç bilgisinin öğrenilebilmesi, borçluya SMS gönderildiğine göre Müvekkilin zaten borçlunun GSM numarasını biliyor olması, Avukatlık Kanununun 2. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca, Avukat olan Müvekkilin gerek doğrudan ve gerekse dolaylı olarak Uyap üzerinden veya ilgili mercilerden talepte bulunarak bilgileri almasının mümkün olması karşısında gerçek dışıdır.  

 

Davalıların, Müvekkilin, vatandaşı haciz baskısıyla tehdit ettiği iddiası da, daha ağır yaptırımları uygulama yetkisi olmasına rağmen Müvekkilin daha azını kullanmış olması nedeniyle, gerçek dışıdır. Davalıların, Müvekkilin, SMS ve Bilgilendirme Mektubu göndererek, “hukukun gerekliliğini yapmadığı” ve vatandaşın huzur ve sükûnunu bozduğu iddiası da, telefon yoluyla görüşmenin yapıldığı zamanlardan teknolojinin hukuk alanında kullanılmasının bir sonucu olan SMS gönderme ve bu şekilde hatırlatma ve ihtar, hemen hemen tüm avukatlarca, mahkemelerce, bankalar, alış-veriş yerleri ve GSM şirketlerince sık sık yapıldığından; bilgilendirme, uyarı ve ihtar mektuplarının da aynı şekilde kullanılmasının yaygın olması ve hatta Torba Yasa nedeniyle, yazılı ve görsel basında o kadar haber yapılmasına rağmen bununla yetinilmeyip, Devletimizin de, Maliye Bakanlığı, SGK ve diğer kamu kurum ve kuruluşları aracılığıyla, üzerinde her hangi bir icra bilgisinin yer almadığı  “Bilgilendirme Mektubu” göndererek borçluları kampanyadan yararlanmaları yönünde bilgilendirmesi ve bu fırsatı kaçırmamaları yönünde uyarması karşısında, gerçek dışı bir iddiadır. Avukatın haciz yapmadan önce borçlulara, borçlarını ödemedikleri takdirde karşılaşacakları hukuki yaptırımları hatırlatmaları kastedildiği gibi “tehdit” değil yasal bir yetkisinin kullanılmasıdır ve suç teşkil etmez.

 

Davalıların, Müvekkilin, borçlulara “hiçbir kanuni bağlayıcılığı olmayan” yazılar gönderdiği iddiası, gönderilen yazılar ve SMS’ler karşısındaki borçlu davranış ve yaklaşımlarına göre İcra Müdürlüğü aracılığıyla borçlulara uygulanacak haciz vb. yaptırımların belirlenmesini sağladığı için son derece bağlayıcı olması ve avukatın talebiyle cebri icra yaptırımlarının uygulanmasının karar aşamasını oluşturduğu, icrada yapılacak tüm masrafların kanun gereği olarak borçludan tahsil edileceği için uyarı mektuplarına ilişkin yazılar ve SMS’ler son derece bağlayıcıdır, borçlu yararınadır ve bu nedenle de, bu iddia da gerçek dışıdır.

 

Müvekkilin, borçlulara göndermiş olduğu icra takibi ihbar ve ihtarıdır başlıklı uyarı mektuplarının hiçbirisinde Davalılarca iddia edildiği gibi, borcun ödenmemesi halinde %900 faiz yiyeceklerinden bahsedilmesi söz konusu değildir. Bir kere, kullanılan üslup bir avukatın kullanabileceği bir üslup değildir; yani “faiz yedirmek” diye bir kavramı bir avukat kullanmaz. İkinci olarak ta, Müvekkilin ofisinden gönderilen uyarı mektuplarında %90 faiz İndiriminden yararlanabileceklerine ilişkin bilgilendirme ve bu indirimden yararlanılmaması halinde kampanya sonrasında bu %90 faizi ödemek zorunda kalacaklarına ilişkin uyarılar yer alması nedeniyle, gerçek dışıdır.

 

İnternet sitesinde insanlar sözüm ona bilgilendirme görüntüsü altında borçlarını ödememeye yönlendirilmektedir. Oysaki yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere, Müvekkilin uhdesinde olan alacaklar zamanaşımına uğramamıştır ve işbu alacaklarla ilgili icra takipleri yapılmıştır. Borçlulara gönderilen uyarı mektuplarının, onlara karşı uygulanacak hukuki yaptırımın belirlenmesinde çok büyük bir önemi olduğu gibi, borçlu lehine düzenlenen faiz indirimine ilişkin kampanyalardan borçluların haberdar edilmelerini ve yararlanmalarını sağlamak bakımından da, borçlular lehine büyük bir sosyal faydası vardır. İnternet sitesindeki habere inanıp ta zamanaşımına uğradığını zannederek veya başka nedenlerle borçlarını ödemeyen ve itiraz eden borçluların itirazları mahkemece kaldırılıp ve/veya iptal edilip haklarında ikinci bir vekâlet ücreti ödemeleri ve İcra İflas Kanunun 67. Maddesi uyarınca alacağın %40’ı oranında İcra İnkâr Tazminatına (haksız yere itiraz eden borçluya kanunun verdiği kötüniyet tazminat cezası) mahkûm edilmeleri halinde mağdur olacakları açıktır. Yahut bu asılsız haberlere inandığı için hakkında icra takibi yapılmadığını düşünen, borcunu tüm uyarılara rağmen ödemeyen borçlu evinde haciz yaptırımıyla karşı karşıya kaldığında, borcunu indirimli olarak ödeme imkânından mahrum kaldığı gibi bir de tüm haciz masraflarını ödemek zorunda kalacağından vatandaşın iş bu mağduriyeti daha da fazla olacaktır. Yukarıda açıklanan nedenlerle iddiaların tümü asılsız ve gerçek dışıdır.

 

Bağımsız Demokrasilerde 4. Erk Olarak Nitelenen Medya Aracılığıyla, Kendi Gerçek Dışı Fikirlerinden Başka Dayanağı Olmaksızın, Yapılan İşbu Hakaret ve İftira Dolu Saldırılar ve Mesnetsiz İddialar Hakkındaki TEKZİP (Cevap ve Düzeltme) HAKKIMIZA İlişkin Beyanımızı, Her Türlü Şikâyet ve Tazminat Talep Haklarımız Saklı Kalmak Kaydıyla, Saygılarımızla Kamuoyuna Sunarız.10.05.2011

 

AVUKAT ABDÜLKADİR KAMA VEKİLLERİ

KAMA HUKUK BÜROSU

 

 

AVUKAT BERAT KAMA & AVUKAT MEHMET TURAN ŞAHİN